Demir parmaklıklar arkası gibidir hastane odaları..
Başında çalışan makine
Gardiyanın ayak seslerini hatırlatır sana: "Burdayım!"
Hemşirenin her gelişi
Mahkum sayısını yoklar gibi
İçinde kıyametler koparır insanın
Tahlillerin sonucu konan her teşhis..
Koğuş arkadaşının ihanetine benzer
Lavaboya gidişinde bıçaklanma gibi
Vücudun sana ihanet ediyordur.
Hastalık ağır ise
Müebbet yemişsindir
Her taburcu oluşun
Mahkumun bahçeye çıkışını andırır
Bilirsin ki yine döneceksin o hücreye..
Aldığın her sonuçta bir mucize beklersin
Aynen her haberde af çıkacak mı heyecanını duyan mahkûm misali..
Hele bir de kendine dikkat ederken yılların içine biriktirdiğinin sebebiyse hastalık
İftiraya kurban gitmiş masum mahkumdan farkın yoktur...
Gelecekleri yoktur onların,
Geleceğe dair hayalleri...
Her acı çekişin kendinedir,
Her öfken kendine.
"Ben izin verdim," dersin.
"Bunları yaşamaya ben izin verdim kendime."

0 Yorumlar